Panasonic Iris Tanıma Sistemleri
BİYOMETRİK TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ
İris tarıma sistemi artık Türkiye’de bir çok alanda uygulanmaya başlandı ve Panasonic,biyometrik iris tarama sistemini her geçen gün geliştirerek daha kullanışlı hale getirdi; daha kolay,daha rahat, daha hızlı. Üniversite laboratuar girişleriyle başlayan çalışma bugün asansörlerde, çelik kapı akıllı ev uygulamaları gibi bir çok alanlarda yapılan AR-GE çalışmaların da kendini gösterdi. Dünyada iris tanıma sistemlerinde yazılım ve donanım olarak AR-GE, havaalanları ve pasaport uygulamaları üzerine kendini gösterirken, Türkiye’de bu çalışmalar yok denecek kadar az seviyede.Genel bir uygulama alanlarına bakıldığında; ceza evleri ziyaretçi ve personel takipleri,üniversite, otomativ, kamu sektörü gibi alanlarda bilgi işlem odaları girişleri,asansör uygulamaları, spor ve yaşam merkezleri alanlarında üye takip sistemi, hastanelerin tüp bebek odaları gibi bir çok alanlarda Türkiye’de kullanılıyor. 3-5 yıl önce Türkiye piyasasına hızlı bir şekilde girmeye başladı.Dünya genelinde ve özellikle 11 Eylül olaylarından sonra pasaport uygulamalarında çok önem kazanmaya başladı.Örneğin İngiltere, ABD, Japonya ve Avrupa ülkelerinde pasaport uygulamalarında birkaç biyometrik uygulamalar bir arada kullanılmaya başlandı. Biyometrik algoritmaların hata payına bakıldığında 1/1200000’den daha az hata payına sahip olması tercih nedeni oldu. Günümüzde sistem kendini geliştirince uygulama alanları ve talepler daha da arttı.
Uygulama ve Satış Yöntemleri
İris okuyucu kamera ve geçiş kontrol sistemleri satışı yapan firmalar , teknoloji sistem çözüm ortakları,IT,tabanlı firmalar ve entegratörleri çok rahat kendi projelerinde uygulayabiliyorlar. Kolay donanım ve yazılım entegrasyonuna sahip olması tercih nedeni haline geldi.
Geçiş Kontrol Sistemleri ile Kolay Entegrasyon
İris tanıma sistemleri günümüzde geçiş kontrol sistemleri ne çok rahat entegre edilmeye başlandı. Bu alanda AR-GE çalışmalarını kendini yeni ürünlerde çok daha fazla gösterdi, iris tanıma sistemi bu uygulamalarda bir kimlik tespit cihazı olarak kullanılıyor. Kimlik tanınması bittikden sonra yetki dahilince geçiş kontrol paneli üzerinden kilit sistemi açılıyor. Bu uygulama aslında sistem maliyetini azaltabiliyor. Projelendirme aşamasında güvenli alanlar önem seviyesine göre birkaç biyometrik sistem bir arada kullanılabiliyor. Örneğin bir firmada misafir uygulamasında kart sistemi kullanılırken , bilgi işlem odası, finans bölümü, AR-GE departmanı gibi alanlar iris tanıma sistemi uygulanabilir. Pasaport uygulamalarında ise iris, parmak izi yüz tanıma gibi birden fazla biyometrik uygulama entegre olarak birçok yerde kullanıldı.
Akıllı Binalarda Göz İris ile Çelik Kapı Uygulaması
Son olarak iris okuyucu kameralar çelik kapı uygulamalarıyla binalara entegrasyonu gerçekleştirildi ve bu uygulama fuarda sergilendi. Ziyaretçilerin beğenisini kazanan, 0.3 saniyede kimlik tanımayı gerçekleştiren, Panasonic iris okuyucu kamera çelik kapı teknolojisiyle birlikte kullanıldı, Çelik kapı içerisine yerleştirilen uzun ömürlü akü sistemi ile 8000 açma kapama yapabilen kilit sistemi, diğer alarm sistemlerine entegre edilebilen özel çıkışlar , bir başka kapıyı açabilen iris okuyucu sistemi bir akıllı bina sisteminde en çok ilgi gören sistem haline geldi, kısacası “sahibini gözünden tanıyan kapı”
Asansör Uygulamalarında İris Okuyucu Kamera
Plazalar, residence tipi yüksek binalarda son 11 eylül olaylarından sonra hatasız kimlik tanıma çok önem kazandı. Türkiye’de ilk asansör uygulamasında firmanın kart ve iris uygulaması aynı anda gerçekleştirildi. Düşük güvenlik gerektiren alanlara geçiş kart sistemi ile yapılırken, yüksek güvenlik alanında kimlik tanımlama iris okuyucu kamera ile birlikte 1.1tanımlama yöntemi ile gerçekleştirildi. Panasonic’in Yeni İris Tanıma Kamerası; BM-ET 200 Dünyaya Biyometrik Teknolojinin Neler Yapabileceğini gösteriyor ! Panasonic’in yeni nesil iris tanıma okuyucusu, BM-ET200, biyometrik teknolojisinin olanaklarını tekrar tanımlamış görünüyor.Daha gösterişli, kullanıcı dostu, eşsiz doğruluk ile 5 kat daha hızlı olan ünite , büyük ölçekli uygulamalarda yada stand alone modu ile kullanılabilir. Panasonic’in Yeni İris Tanıma Kamerası; BM-ET 200 Dünyaya Biyometrik Teknolojinin Neler Yapabileceğini gösteriyor ! Panasonic’in yeni nesil iris tanıma okuyucusu, BM-ET200, biyometrik teknolojisinin olanaklarını tekrar tanımlamış görünüyor.Daha gösterişli, kullanıcı dostu, eşsiz doğruluk ile 5 kat daha hızlı olan ünite, büyük ölçekli uygulamalarda yada stand alone modu ile kullanılabilir, bilgilerin kayıt edilebileceği ve güvenli bir şekilde aktarabileceği bir USB porttan yararlanabiliyor. Ünite eşsiz yakalama hızı ve basit kullanıcı arayüzü ile benzersiz tasarım özelliği sağlıyor. Etkili fiyat ve teknolojik olarak gelişmiş BM-ET 200, diğer geçiş kontrol sistemleri ile entegre edilebilir yetenek sağlıyor ve panasonic ‘i biyometrik teknolojide olan ön sırasını koruyor. Hızlı çalışma kapasitesi ile, yeni BM-ET200, bir kullanıcıyı 0.3 saniyede yakalama ve tanımlama yapıyor. Panasonic’in biyometrik arenadaki geliştirme çalışmaları, yeni BM-ET200 ünitesine dahil edilmiş gelişmiş proses ve yakalama tekniklerini sunmuştur. Panasonic’in yeni ürünühızla gözü yakalıyor ve kullanıcıların kimlik tespitini hızlı ve hatasız olarak gerçekleştiriyor. İris tanıma sistemleri günümüzde geçiş kontrol sistemlerine çok rahat entegre edilmeye başlandı. Bu alanda AR-GE çalışmaları kendini yeni ürünlerde çok daha fazla gösterdi. BM-ET200 ön panelinde iki aynaya sahip.Bu gözlerin konumunu daha rahat ve hatasız olarak hizalanmasını sağlıyor. Aynı zamanda kullanıcıları yönlendirmek için sesli yönlendirme mesafe gösterge lambası mevcuttur. Ön taraftaki hoparlör üzerinden yapılan sesli yönlendirme İngilizce, Almanca, Fransızca ve Türkçe dahil 14 dilde operasyonel yardım ve tanımlama sonucu olarak verilmektedir, ve arzu edilirse basit, tam ve sessiz olmak üzere 3ayrı kullanıcı konumunda ayarlanabilir. BM-ET200 özellikle yönetim merkezlerinden, sınırlı geçişlere izin verilen yerde, hızlı ve kolay bir şekilde takip edilmesiyle beraber zamana bağlı olarak kayıtları izleme olanağı sağlıyor. Hızlı yakalama yeteneğiyle birleşen aynalar, ışıklı yönlendirme, ses kılavuzu gibi yeni özellikler ve uyarı sensörü alarmı, ürünü günümüz pazarında daha hızlı ,daha güvenli ve daha kolay kullanılabilen iris tanıma okuyucu sistemi yapıyor. 1,2 milyonda bir yanlış tanımlama oranı ile BM-ET200 yüksek seviyedeki arayışlar için ideal bir çözüm bu iris tanıma kamera sistemi, yüksek doğruluk ve yüksek hassasiyette geçişleri sınırlayabilir ve izleyebilir. Kişisel kimlik tanımalarında esnek sistem mimarisine sahip ve havaalanları, depoların giriş çıkışları hastaneler gibi uygulamalarda ideal bir çözümdür. İris Tanıma Sistemleri İle Hayat Daha Kolay ve Güvenli Biyometrik sistemler; temelde, kişinin sadece kendisinin sahip olduğu değiştiremediği ve diğerlerinden ayırımı olan, fiziksel veya davranışsal bir özelliğin tanınması prensipleri ile kimlik saptamak üzre kullanılan sistemlerdir. Günümüzde kullanılmakta olan biyometrik tanımlama teknolojileri içinde, veri tabanı büyüklüğünden bağımsız ve hata oranlarından ödün vermeksizin hızlı bir şekilde çoklu arama yapabilme sayesinde özellikle elektronik pasaport, kimlik, ehliyet ve havalimanlarında hızlı yolcu geçiş sistemleri gibi yüksek güvenlik gerektiren uygulamalarda iris tanıma sistemleri en güvenilir teknoloji olarak öne çıkmaktadır. Biyometrik sistemler; temelde, kişinin sadece kendisinin sahip olduğu, değiştiremediği ve diğerlerinden ayırımı olan, fiziksel veya davranışsal bir özelliğinin tanınması prensipleri ile kimlik saptamak üzere kullanılan sistemlerdir. Biyometrik tanıma sistemleri kişileri doğrudan tanır, kullanıcının kimlik saptama yapılacak yerde bizzat bulunması gerekir, yanında kendini tanıtmak için kimlik kartı benzeri tanıtıcılar taşımak ve şifre/ pin numarası gibi, gizli gizli bilgiler olması gereken bilgileri zorunda değildir. Bu üstünlüklerinden dolayı kart, şifre ya da pin numarasını kullanan diğer tanıma yöntemlerine oranla daha çok tercih edilmektedir. Biometrik teknolojisinin kullanımı ile güvenlik uygulamalarına yeni ufuklar açmıştır. Artık kart, şifre, anahtar dönemi bitmiş doğal tanıma dönemi başlamıştır. İris Tanıma Sistemi Teknolojisi İris, göz bebeğinin etrafında yer alan göz rengini veren halkaya verilen isimdir. Göz tanıma sistemleri denildiğinde genelde “Retina tarama ve İris tarama” sistemleri aynı olarak nitelendirilmektedir. Fakat bu iki teknoloji birbirinden tamamen farklı iki teknolojidir. Retina tarama sistemleri, göz çeperinin arka yüzeyde bulunan kan damarlarının düşük yoğunluklu optik bir kaynak tarafından taranması sonucu biyometrik tanımlama bilgisinin elde edilmesi prensibiyle çalışır. Retina tarama sistemlerinin potansiyel olarak göz sağlığına zararlı olduğuna dair yaygın bir inanç olduğundan dolayı retina tarama sistemlerinin kullanımı çok yaygınlaşmamıştır. İris tanıma sistemlerinde, biyometrik tanımlama bilgisi insan gözünün iris tabakasının fotoğrafının yüksek çözünürlüklü siyah/ beyaz bir kamera ile çekilmesi sonucu oluşturulur. Kullanılan kameralar, dünya standartlarına ve günlük hayatda kullanılan video teknolojisine uygun göz sağlığına zara vermeyen teknolojilere sahiptir. Göz irisinin biyometrik teknolojilerden biri olarak kullanılmasının sebepleri olarak şunlar sayılabilir. Dünya üzerinde bulunan her insan gözü eşsizdir, Dünyada aynı irisin olma olasılığı 1 /1078’dir, Tek yumurta ikizleri aynı DNA yapısına fakat farklı iris yapısına sahiptir, Göz irisi genetik oluşumlardan en az derecede etkilenir, Göz irisi kalıtımsal hastalıklardan etkilenmez, Irk, cinsiyet renk gibi demografik özellikler irisi etkilemez, Gözle görülebilen ve hassasiyet ile ölçülebilen bir organdır, Ömür boyu değişmeyen tek organdır, İnsanın doğumundan 12. ayından itibaren ölüme kadar değişmez, Göz, insanın yaşamını yitirmesinin ardından canlılığını en çabuk kaybeden organdır.
Kamu Sektörü Biyometrik Sektöründe Lider Rolünde Kamu sektörü biyometrik tanıma sistemlerinin kullanımı için en büyük potansiyeli sunuyor. Devletlerin ve vatandaşların artan güvenlik talepleri son birkaç sene içinde biyometrik alanında bir çok yenilik ve teknik gelişmenin yaşanmasına neden oldu. Buna bir örnek olarak ABD’nin 2001 yılında yürürlüğe koyduğu Vatan sever Yasası. Bu yasaya göre yüz ve parmak izi tanıma sistemleri için küresel alt yapının kurulması gerekiyor. 2004 yılında yürürlüğe giren AB Biyometrik ID Belgeleri Direktifi de, kamu güvenliğini dev potansiyele sahip milyar dolarlık bir piyasa haline getiren değer bir devlet girişimi.11 eylül 2001’de gerçekleşen trajedi, güvelinir kişi teşhisinin ne kadar önemli olabileceğini gösterdi. Vatandaşların büyük çoğunluğunu biyometrik pasaportlar gibi modern ID dokümanlarının suçlu savaşma ve suçu engellemede önemli olduğunu düşünüyor. Almanya Kasım 2005’de bu biyometrik pasaport uygulamasını başlattı. 1.5 milyondan fazla biyometrik pasaport çıkartıldı Her yeni seyahat belgesinde bir RFID çipi bulunuyor ve bu çipte pasaport sahibinin yüz görüntüsü dijital olarak saklanıyor. 2008 beri çip dijital olarak kodlanmış bir parmak izi de içeriyor. Bu özellikler sahte pasaportla seyahat etmeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Daha Hızlı ve Daha İyi Sınır Kontrolleri Ama e-pasaportlar kendi başlarına daha fazla güvenlik sağlayamazlar, içerdikleri bilginin okunabilir de olması lazım. Bir sonraki adımda, yani 2008 yılında tüm sınır kontrol noktalarına okuma cihazları yerleştirilecek. Hırvatistan bu açı dan Avrupa’da lider. Ocak 2007’de popüler turizm merkezi yeni ulusal sınır yönetim sistemi uygulamaya geçirerek sınırlarında yeni biyometrik pasaportları okuyabilen ve kontrol edebilen ilk Avrupa Ülkesi olacak. Güvenlik ve kullanım kolaylığı aynı derecede önemli. Yeni sistem Hırvatistan’ın sınır polisinin yolcuları, seyahat belgelerini hem kara geçişlerinde hem de havalimanların da kontrol etmelerini daha da kolaylaştıracaktır. Ana gelir kaynağı olarak turizme güvenliği için Hırvatistan’ın hızlı ve etkili bir sınır kontrolüne sahip olması çok önemli. Diğer yandan NBMIS, AB’nin dış sınırlarında özel kontrol gerektiren Schengen anlaşmasına da özelliklede eğilerek Hırvatistan’ın 2009’daki AB girişi için önemli bir koşulu yerine getirmesine olanak sağlıyor. Hırvatistan sınır polisi parmak izi, fotoğraf ve güvenlik özellikleri gibi seyahat eden kişilerin verisini ve vize bilgilerini merkezi bir veritabanında yönetebiliyor. Ve bu bilgiyi sınır noktalarında elde edilen bilgilerle karşılaştırılabiliyor. Ayrıca sistem araçların ve plakaların fotoğraflarını çeliyor ve bunları merkezi bir veritabanında saklıyor. Sınır koruyucularının işleri gelecekte daha bile kolay hale gelebilir, örneğin yeni AB pasaportlarını daha hızlı okuyan entegre RFID okuyuculu PDA’ler kullanılabilir. Eğer şüphelenme için bir neden varsa doküman sahibi için arama emri olup olmadığının anlaşılması için merkezi veritabanına hızlıca bir sorgulama gönderilebilir. Özel Sektörde Biyometriye Güveniyor Kamu sektörüne ek olarak özel sektörde de biyometrik uygulamalar kullanan birçok kuruluş var. Örneğin eğlence sektöründe iris tanıma sistemleri daha hızlı bilet işlemleri ve sahte biletleri engellemek için kullanılıyor. Kurumsal güvenlik sistemleri iris tanıma sistemleri için temel uygulama alanı. Hassas bilgilerini ve değerli ürünlerini depolayan giderek daha fazla sayıda şirket, tesislerini ve IT sistemlerini güvenlik altına almak için biyometrik sistemlere geçiyor. Her bir çalışan bir kez kaydediliyor ve daha sonra binalara, departmanlara, PC’lere ya da veritabanına erişimi statüsüne bağlı oluyor. Fiziksel ve IT erişimi için kullanılan kişisel veri merkezden yönetiliyor. Artık şifreler ya da kaybolan akıllı kartlar geçmişte kaldı. Bu tarz çalışan tespit işlemi şirket için maksimum güvenlik sağlıyor. Veri casusluğu ya da şifrelerin ele geçirilmesi gibi problemler artık ortadan kalkıyor ve idari gerekliliklerin azalması dolayısıyla maliyetler de düşüyor. Yurtdışında yapılan çalışmalar kullanıcı ismi ve şifre ile yapılan geleneksel doğrulama işlemlerinin unutulan veriler, yardım masası faaliyetleri ve bunun sonucunda kaybolan zaman ve verimlilik dolayısıyla kişi başına her sene yaklaşık 300 dolara mal olduğunu ortaya koydu. Son kullanıcılar da biyometrik sistemin kullanıcı dostu yapısından faydalanıyorlar. Artık bir sürü şifre ezberlemelerine gerek kalmıyor –ortalama bir kişinin 12-16 arası şifre ezberlemesi gerekiyor- ve kayıp bir akıllı kartın yerine yenisini almak için girilen zahmetler de geçmişte kalacak. Biyometri, Sağlık Alanında Verileri Koruyor Sağlık sektöründe Avrupa hala geride. ABD’de hastaların mahrumiyetinin korunması önemli bir konu ve yasalarla düzenleniyor. Tıbbi veriler ya da hasta verilerini kullanan herkesin kimliğini yasal olarak doğrulama zorunluluğu var. Bu nedenle hastaneler gibi birçok sağlık kuruluşu bu gereklilikleri en az maliyetle karşılamak için biyometrikten faydalanıyor. Bu konuda Avrupa’da örnek kuruluş ise Lüksemburg’daki Centre Hospitalier du Nord. Bu hastane bilgi teknolojisi ve uygulamaları sistemlerine girişi biyometrik sistemlerle yönetiyor. Hasta dosyalarına erişim için ciddi gerekliliklerin yerine getirilmesi gerektiğinden IT sistemlerine erişimin kontrol edilmesi hayati önem taşıyor. Doktorlar, hemşireler ve idari personel için değişik erişim seviyeleri belirledi. Projenin başında çalışanların biyometrik profillerini veritabanında saklayan ve bu veriyi ID faresinin taradığı parmak izleriyle karşılaştıran bir server-tabanlı çözüm konuşlandırıldı. Çalışanlar ise kişisel verilerinin güvenli kalmasına büyük önem veriyorlar. Bu nedenle servis sunucusu ve hastane yönetimi yeni çözüm uygulamaya geçmeden bile önce oldukça fazla bilgi sundular. Örneğin biyometrik sistem profilleri tek biyometrik özelliklerin direkt temsili olarak saklamıyor, bunun yerine yetkisiz erişime karşı korumak için kodlanmış şekilde saklıyor. Biyometrik Check-İn, Hava Yolculuğunu Daha Kolay Hale Getiriyor
Ulaşım ve turizm endüstrileri hala standart güvenlik düzenlemelerinden yoksun ama AB seviyesinde ‘güvenilir yolcu’ programları kullanılıyor ve bu sistemin biyometrik verilerinin alınmasına razı olan kişilerin check-in işlemlerini daha kolay hale getirmesi bekleniyor. AB ülkeleri konuyu hala tartışırken hava yolları bu tarz sistemlerin yürütülmesi konusunu kendileri halletmeye başladılar. SAS hava yolu şirketi yakın tarihte İskandinavya’daki tüm hava yollarında biyometrik kontrol başlatılarak güvenliği arttırdı ve check-in prosedürünün hızını arttırdı. Hava yolu veri koruması yönündeki endişeleri her bir seyahat sonrası topladığı biyometrik verileri otomatik olarak silerek ortadan kaldırıyor. Londra’daki heathrow hava limanında yolcular Aralık 2006’dan beri parmak iziyle check-in yapabiliyorlar. Check-in terminalinde yolcunun bileti rezervasyon sistemlerinden okunuyor yada çağırılıyor (eğer e-bilet) ise. Eğer yolcu ‘biyometrik yolcu sürecine’ katılırsa, parmak izi yada yüz taraması ile teşhis ediliyor. Daha sonra uçuş numarası ve istikamet bir barkot etiketine yazılıyor ve yolcunun bavuluna takılıyor. Bunun ardından biyometrik veri şifreli formatta boarding pass belgesine check-in bilgisiyle birlikte yazılıyor. Yolcu boarding işlemini gerçekleştirdiğinde sistem bilgiyi yolcunun parmak iziyle karşılaştırıyor. Eğer uyarsa kullanıcının uçağa binmesine izin veriliyor. Kayıtlı sık kullanıcılar için biyometrik veri havayolunu veritabanından indirilip, boarding pass’e yazılabiliyor. Bu metot sayesinde hızlı ve sorunsuz bir check-in prosedürü sağlanıyor. Lufthansa, sistemi pilot proje kapsamında Franfurt’taki merkezinde deneyerek Alman hava yolları arasında bir ilki gerçekleştirdi. Bu sistem geleceğin havayolu güvenlik gerekliliklerini bugünden karşılayabiliyor çünkü bu sayede rezervasyonda ismi olan ve check-in yapmış olan kişinin uçağa binen kişi olduğundan emin olunabiliyor.
Biyometriğin Geleceği Biyometrinin temel teknolojisi şimdiden oturmuş durumda. Geleceğe kalan tek problem uygulama çeşitliliğini optimize etmek. Gereklilikler, uygulamaları isteyen endüstriler kadar çeşitli. Biyometrik öncelikle kamu sektöründe gelişse de birçok uygulama yakında kurumsal piyasaya ve daha sonra da tüketici piyasasına yayılacak. En büyük potansiyel eğlence, turizm, ulaşım, sağlık ve finans sektörlerinde. Güvenlik nedenlerinden dolayı bankalar ve sigorta şirketleri şu anda biyometrik sistemlerinin kullanımı kendi personelleriyle sınırlıyorlar Ama orta vadede biyometrik bu şirketlerin müşteri faaliyetlerini de daha güvenli hale getirecektir. Güvenlik sistemleri, gelecek için özellikle üç uygulamada önemli potansiyel olduğuna inanıyor. Artan güvenlik standartlarından ötürü biyometrik boarding dünya çapında kabul görmeye başlayacak, aynı şekilde geniş çaplı etkinlikler ya da tema parklarında biyometrik biletleme uygulaması gerçekleştirilecek. Özetlemeye çalıştığımız gibi, iris tanıma sistemleri gerçekte sadece güvenlik sistemlerinin bir parçası olmayıp insan hayatını kolaylaştıran birçok uygulamada kullanılmaktadır. 4Yüksek güvenlik bölgelerine güvenli erişim için binalara, tesislere ve ofislere erişim güvenliği için, personel devam kontrolü için,hapishanelerde ziyaretçi-mahkum ayırma,hastane ve sigorta kuruluşlarında hasta takibi ve kimlik saptama, otomatik vezne (ATM) makinelerinde kredi kartı ile para çekme, askeri liselerde yoklama,stratejik tesislerde giriş kontrolü,havaalanlarında pasaport ve kimlik kontrolü, sınır kontrolü ve sınır kapılarından girişlerin kontrolü,kiralık kasalara erişim güvenliği internet bankacılığında kullanıcı tanımlama, bilgi-bilgisayar-ağ üvenliği vb.için özel bir çözüm olarak kullanılmaktadırlar. Güvenlik Sistemleri,ürün yelpazesindeki Üstün teknolojiye ve güvenirliliğe sahip Panasonic İris tanıma sistemleri ile projeler geliştirerek, kullanıcıların İhtiyaçlarına uygun özel çözümler üretmektedir. Detaylı Bilgi İçin : İris Okuma Sistemleri
|